Fiyat:
BÜYÜK PİRAMİT – SFENKS – KRALİÇE ODASI
MISIR’DA HERKESE AÇILMAYAN BİR KAPIYI AÇIYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birine doğru hareket ediyoruz:
GİZE PİRAMİTLERİ…
Önce Kefren ve Mikerinos piramitlerinin çevresinde dolaşacak, Gize Platosu’nun büyüleyici atmosferini yaşayacak ve panoramik fotoğraflar çekeceğiz.
Ancak bu turun asıl kırılma noktası bundan sonra başlayacak…
SAAT 12.00–13.00 ARASINDA
BÜYÜK PİRAMİT BİR SAATLİĞİNE GRUBUMUZA ÖZEL!
Mısır güvenlik birimlerinin eşliğinde, Büyük Piramit’e grup olarak özel giriş yapacağız.
Ve dileyen katılımcılarımız için, opsiyonel özel program kapsamında normal turist ziyaretlerine açık olmayan Kraliçe Odası’na giriş imkânı sunulacak.
Burası sıradan bir oda değildir.
Kraliçe Odası, Büyük Piramit’in en tartışmalı ve en gizemli bölümlerinden biridir. Piramit içindeki robot araştırmalarının ve kapalı geçit tartışmalarının merkezinde yer alan bu odanın doğu duvarında, hâlâ tam anlamıyla açıklanamayan sıra dışı bir niş bulunmaktadır.
Oda neredeyse tamamen çıplak ve boştur.
Fakat konumu dikkat çekicidir:
Büyük Piramit’in kuzey–güney ekseninin tam merkezine yakın bir noktada yer alır.
İşte burada klasik Mısır tarihinin dışına çıkacağız.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun alternatif tarih yorumlarıyla, Büyük Piramit’in yalnızca bir mezar olup olmadığını sorgulayacağız.
Acaba bu yapı geçmişte;
bir enerji merkezi,
bir inisiyasyon alanı,
bir iletişim noktası,
hatta Anunnakilerle ilişkilendirilen eski bir uçuş kontrol sisteminin parçası olabilir miydi?
Kadim enerji hatları, kutsal geometri, piramidin merkez ekseni ve Kraliçe Odası’nın konumu arasındaki dikkat çekici bağlantıları yerinde konuşacağız.
Belki de bazı odaların kapalı tutulmasının nedeni yalnızca arkeolojik koruma değildir…
Belki de insan bedeni ve bilinci üzerinde oluşturduğu düşünülen etkiler, binlerce yıl önce bu yapıların gerçek işlevinin bir parçasıydı.
BİR SAAT BOYUNCA PİRAMİDİN İÇİNDEYİZ…
Bu özel zaman diliminde;
Kraliçe Odası’nın gizemli nişinde,
Büyük Galeri’de,
ve taş sandığın bulunduğu Kral Odası’nda
zaman geçireceğiz.
Bu yalnızca bir ziyaret olmayacak.
Binlerce yıllık bir yapının kalbine girecek,
taşların arasındaki sessizliği dinleyecek,
ve insanlığın en eski sorularından biriyle yüzleşeceğiz:
PİRAMİTLERİ GERÇEKTEN KİM, NEDEN YAPTI?
Büyük Piramit deneyimimizin ardından Gize Platosu’nda gezimize devam edecek, ardından dünyanın en ikonik ve en gizemli yapılarından biri olan Büyük Sfenks ile buluşacağız.
Sfenks’in hemen yakınındaki Vadi Tapınağı’nı gezerken, dev taş blokları ve sıra dışı mimariyi Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla değerlendireceğiz.
Bir tapınak mı?
Bir enerji kompleksi mi?
Yoksa çok daha eski bir uygarlığın izi mi?
Gize Kompleksi’nde alacağımız öğle yemeğinin ardından otelimize geçiyoruz.
Ama gün bittiğinde aklınızda tek bir soru kalabilir:
YA PİRAMİTLER BİZE ANLATILDIĞINDAN ÇOK DAHA FAZLASIYSA?
SAKKARA – SERAPEUM – MEMPHİS – ABYDOS
MISIR’IN GİZEMİ PİRAMİTLERLE BAŞLAMIYOR… DAHA DERİNDE BİR ŞEY VAR.
Sabah kahvaltımızın ardından Mısır tarihinin en sıra dışı bölgelerinden birine doğru yola çıkıyoruz:
SAKKARA…
İlk durağımız, adı yüzyıllardır bilim, mimarlık ve gizemle anılan İmhotep Müzesi olacak.
İmhotep…
Ana akım tarihe göre bir mimar, hekim, bilim insanı ve devlet adamı.
Ancak böylesine erken bir dönemde sahip olduğu bilgi, mühendislik ve tasarım gücü hâlâ büyük sorular doğuruyor.
Ardından, resmi tarihe göre Mısır’ın ilk büyük piramit yapısı kabul edilen:
DJOSER’İN BASAMAKLI PİRAMİDİ’NE GİDİYORUZ.
Mısır’ın üçüncü hanedan döneminde Firavun Djoser için inşa edildiği düşünülen bu yapı, piramit çağının başlangıcı kabul edilmektedir.
Anlatıya göre Djoser, dâhi mimar İmhotep’e daha önce görülmemiş büyüklükte bir piramit kompleksi inşa etme görevini verdi.
Ve ortaya yalnızca bir piramit değil…
Mısır mimarlığının yönünü değiştiren devrimsel bir yapı çıktı.
2023 yılından beri ziyaret edilebilen etkileyici iç bölümlerde, binlerce yıl öncesinin taş işçiliğini ve mühendislik anlayışını yakından göreceğiz.
Fakat Sakkara’daki asıl büyük soru bundan sonra başlayacak…
SERAPEUM
Yeraltına iniyoruz.
Karanlık koridorların içinde, yüzlerce ton ağırlığındaki dev granit sandukalarla karşılaşıyoruz.
Bu dev bloklar nasıl kesildi?
Nasıl taşındı?
Yeraltındaki dar koridorlara nasıl yerleştirildi?
Ve gerçekten yalnızca kutsal boğalar için mi yapıldı?
İşte burada klasik arkeolojinin cevaplarıyla alternatif tarih soruları karşı karşıya gelecek.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Serapeum’un dev taş sandukalarını, ileri taş işçiliğini ve kadim teknoloji ihtimallerini yerinde sorgulayacağız.
Çünkü bazı yapılar yalnızca görülmez…
İnsan zihnindeki tarih anlayışını da parçalar.
Sakkara’da alacağımız öğle yemeğinin ardından bu kez Eski Mısır’ın en önemli merkezlerinden birine doğru hareket ediyoruz:
MEMPHİS
Bir zamanlar Eski Mısır’ın başkenti olan bu şehirde, devasa II. Ramses heykeli ile karşılaşacağız.
Yerde uzanan bu muazzam heykel yalnızca büyüklüğüyle değil, taş üzerindeki olağanüstü işçilik ve detaylarıyla da insanı etkisi altına alır.
Burada bir zamanların büyük başkentinin izlerini görecek ve şu soruyu soracağız:
Bir uygarlığın başkenti nasıl kaybolur?
Ve geriye neden yalnızca dev taşlar kalır?
Memphis ziyaretimizin ardından rotamızı Mısır’ın en kutsal, en gizemli ve en güçlü merkezlerinden birine çeviriyoruz:
ABYDOS…
Gece konaklamamız için Abydos’a doğru yola çıkıyoruz.
Çünkü ertesi gün bizi sıradan bir tapınak değil…
Osiris’in kutsal şehri,
Abydos Kral Listesi,
esrarengiz semboller
ve Mısır’ın en tartışmalı yapılarından biri bekliyor.
BAZI GÜNLER GEZİDİR.
BAZI GÜNLER İSE TARİHİN ALTINA İNERSİNİZ.
Bu gün, işte o günlerden biri.
ABYDOS – OSİRİON – DENDERA HATHOR TAPINAĞI – LUXOR
BUGÜN MISIR’IN EN BÜYÜK SIRLARINDAN BAZILARININ İÇİNE GİRİYORUZ…
Abydos’taki otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Mısır’ın en kutsal ve en gizemli merkezlerinden birine doğru hareket ediyoruz.
İlk durağımız, II. Ramses’in babası Firavun I. Seti’nin görkemli tapınağı olacak.
Burası sıradan bir tapınak değildir.
Çünkü duvarlarında, yıllardır bütün dünyada tartışılan ve modern araçlara benzetilen sıra dışı kabartmalar bulunmaktadır:
Helikopter…
Denizaltı…
Uçan araçlar…
Tesadüfi aşınmalar mı?
Üst üste yazılmış hiyerogliflerin oluşturduğu optik şekiller mi?
Yoksa geçmişten bugüne ulaşan çok daha sıra dışı bir iz mi?
Burada resmi açıklamaları da alternatif tarih yorumlarını da yerinde konuşacağız.
Ancak Abydos’un gizemi bununla bitmiyor.
ABYDOS KRAL LİSTESİ
Firavun Menes’ten başlayarak I. Ramses’e kadar uzanan kral kartuşları…
Bir hanedanın hafızası…
Bir medeniyetin resmi tarih anlatısı…
Fakat asıl soru şudur:
BU LİSTEDE KİMLER VAR?
VE DAHA DA ÖNEMLİSİ… KİMLER YOK?
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Abydos Kral Listesi’nin yalnızca gösterdiklerini değil, sustuklarını da sorgulayacağız.
DOROTHY EADY
REENKARNASYONUN EN ŞAŞIRTICI HİKÂYELERİNDEN BİRİ
Abydos denildiğinde akla gelen en sıra dışı isimlerden biri de İngiliz Dorothy Eady, yani bilinen adıyla Omm Sety’dir.
Dorothy, geçmiş yaşamında I. Seti Tapınağı’nda görev yapan bir rahibe olduğunu iddia etti.
Mısır’a taşındı.
Hayatını Abydos’a adadı.
Ve yıllarca bu tapınağın gölgesinde yaşadı.
Onun hikâyesi bugün bile reenkarnasyon tartışmalarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak anılmaktadır.
Burada şu soruyu soracağız:
DOROTHY EADY SADECE BİR HİKÂYE Mİ ANLATTI?
YOKSA GERÇEKTEN BİR ŞEYLERİ HATIRLIYOR MUYDU?
VE SONRA…
ABYDOS’UN EN BÜYÜK GİZEMİNE GELİYORUZ.
Göktürk Ramu’nun alternatif tarih yorumuna göre Abydos, geçmişte Anunnakilerle ilişkilendirilebilecek çok daha eski ve çok daha büyük bir sistemin parçası olabilir.
Bu görüşe göre bölge yalnızca kutsal bir merkez değil…
Bir iniş alanı,
bir enerji kompleksi,
bir geçiş noktası,
hatta unutulmuş bir teknolojinin izi olabilir.
Ve hemen burada, bütün Mısır turunun en özel deneyimlerinden biri bizi bekliyor:
OSİRİON
NORMAL TURİST ZİYARETLERİNE AÇIK OLMAYAN ÖZEL ALAN
Dileyen katılımcılarımız için, opsiyonel özel program kapsamında, normal ziyaret rotalarının dışında kalan ve Osiris’le ilişkilendirilen özel bölüme giriş imkânı sunulacak.
Burası belki de tüm Mısır’ın en sıra dışı yapılarından biridir.
Dev taş bloklar…
Yeraltı hissi veren mimari…
Su ile çevrili gizemli bölümler…
Ölüm ve yeniden doğuş sembolizmi…
Ve araştırmacıların, mistik geleneklerin, Tibetli rahiplerle ilişkilendirilen anlatıların yıllardır konuştuğu esrarengiz atmosfer…
Burada ayrıca çok tartışılan Yaşam Çiçeği sembolünü de yerinde göreceğiz.
Bazılarına göre bir geometrik motif…
Bazılarına göre evrenin matematiksel şifresi…
Bazılarına göre ise çok daha eski bir bilginin izi.
BURAYA SADECE BAKMAYA DEĞİL…
HİSSETMEYE GİDİYORUZ.
Öğle yemeğimizin ardından rotamızı bu kez Mısır’ın en sıra dışı tapınaklarından birine çeviriyoruz:
DENDERA HATHOR TAPINAĞI
Ve burada karşımıza, alternatif tarih dünyasının en çok tartışılan kabartmalarından biri çıkacak:
DENDERA “ELEKTRİK AMPULLERİ”
Duvarlarda görülen sıra dışı sahneler yıllardır büyük bir tartışmanın merkezindedir.
Gerçekten dini semboller mi?
Mitolojik anlatımlar mı?
Yoksa binlerce yıl önce elektriğe benzer bir teknolojinin tasviri mi?
Bu yorumu savunan araştırmacılar, kabartmalardaki şekillerin modern elektrik lambalarını andırdığını öne sürmüş; bu fikir üzerine kitaplar yazılmış ve deneysel modeller oluşturulmuştur.
Biz de bu kabartmaların karşısında şu soruyu soracağız:
ESKİ MISIRLILARIN BİLDİĞİNİ SANDIĞIMIZDAN ÇOK DAHA FAZLASI MI VARDI?
Dendera’da yalnızca “ampul” olarak yorumlanan şekiller yoktur.
Tapınak duvarlarında başka yapılarda kolay kolay karşılaşamayacağınız;
garip semboller,
alışılmadık geometriler,
enerji aktarımını çağrıştıran kompozisyonlar
ve açıklaması tartışmalı sahneler
bulunmaktadır.
DENDERA ZODYAĞI
GÖKYÜZÜNÜN TAŞA İŞLENMİŞ HAFIZASI
Tapınağın üst bölümlerinde, Tanrı Osiris’e adanmış şapelleri ziyaret edeceğiz.
Burada ölüm, yeniden doğuş ve dönüşüm temalarının işlendiği sahnelerle karşılaşacağız.
Ve ardından…
Mısır’ın en ünlü astronomik tasvirlerinden birinin izlerini göreceğiz:
DENDERA ZODYAĞI
Gökyüzünün düzeni, taşın üzerine işlenmiş halde karşımızda duracak.
Bugün orijinali Paris’teki Louvre Müzesi’nde bulunan ünlü Dendera Zodyağı, insanlığın gökyüzünü ne kadar erken dönemde ve ne kadar sistematik biçimde gözlemlediği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
ASTROLOJİ Mİ?
ASTRONOMİ Mİ?
YOKSA KAYBOLMUŞ BİR GÖKYÜZÜ BİLGİSİ Mİ?
Hathor Tapınağı’nın eşsiz atmosferini ve dinginliğini içimizde taşıyarak Dendera’dan ayrılıyor ve akşam saatlerinde Luxor’a doğru hareket ediyoruz.
Günün son bölümünde Luxor bölgesindeki tapınak atmosferini yaşayacak, ardından:
NİL ÜZERİNDEKİ CRUISE GEMİMİZE YERLEŞECEĞİZ.
Ve böylece gün sona erecek.
Ama zihnimizde onlarca soru kalacak:
Helikopter hiyeroglifleri ne anlatıyor?
Dorothy Eady gerçekten geçmiş yaşamını mı hatırlıyordu?
Osirion neden bu kadar farklı?
Yaşam Çiçeği orada ne arıyor?
Dendera kabartmaları gerçekten neyi tasvir ediyor?
Ve eski Mısırlılar gökyüzü hakkında ne biliyordu?
BAZI YOLCULUKLARDA ŞEHİRLER GEZERSİNİZ.
BAZI YOLCULUKLARDA İSE TARİHİN SAKLADIĞI KAPILARI AÇARSINIZ.
Bugün, o kapılardan birkaçına dokunacağız.
KRALLAR VADİSİ – HATSHEPSUT TAPINAĞI – KARNAK AMON RA TAPINAĞI
BUGÜN KRALLARIN ÖLÜMSÜZLÜK ARAYIŞINA, BİR KADIN FİRAVUNUN GÜCÜNE VE AMON RA’NIN DEVASA TAPINAĞINA GİDİYORUZ…
Erken kahvaltımızın ardından otobüsümüze binerek Nil’in karşı kıyısına geçiyoruz.
Çünkü bugün bizi Eski Mısır’ın ölüm, yeniden doğuş, iktidar ve tanrısal güç anlayışının kalbine götüren olağanüstü bir rota bekliyor.
İlk durağımız:
KRALLAR VADİSİ
FİRAVUNLARIN ÖLÜMSÜZLÜK İÇİN HAZIRLANDIĞI YER
Binlerce yıl önce Mısır’ın en güçlü hükümdarları, bedenlerinin ve isimlerinin sonsuza dek yaşaması için mezarlarını bu ıssız vadinin kayalıklarının içine yaptırdı.
Dışarıdan bakıldığında sessiz ve çıplak bir coğrafya…
Ama dağların içinde:
gizli koridorlar,
renkli duvar resimleri,
ölümden sonraki yolculuklar,
tanrılar, yıldızlar
ve sonsuz yaşam formülleri…
Bu özel günde Merenptah ve iki Ramses mezarını ziyaret edeceğiz.
Binlerce yıl önce mühürlenmiş koridorlardan geçerken, Eski Mısırlıların ölümü bir son değil, başka bir âleme geçiş olarak nasıl gördüklerini yerinde konuşacağız.
Dileyen katılımcılarımız ek ücretle vadinin en dikkat çekici mezarlarından bazılarını da ziyaret edebilecek:
TUTANKHAMON
1922’de keşfedildiğinde dünya tarihinin en büyük arkeolojik sansasyonlarından birine dönüşen genç firavunun mezarı…
Altın hazineler…
Gizemli ölüm…
Kazı ekibinin çevresinde yaşanan ölümler…
Ve yıllardır anlatılan:
“FİRAVUNUN LANETİ”
Gerçekten bir lanet mi vardı?
Tesadüflerin büyüttüğü bir efsane mi?
Yoksa binlerce yıl kapalı kalmış mezarların içinde bugün bile tam olarak anlayamadığımız biyolojik ve çevresel riskler mi bulunuyordu?
Burada efsane ile gerçeğin sınırında yürüyeceğiz.
Bir diğer çok özel seçenek ise:
Krallar Vadisi’nin en görkemli, en uzun ve en etkileyici mezarlarından biri…
Duvarlarında tanrılar, göksel yolculuklar ve ölümden sonraki dünyanın olağanüstü betimlemeleri yer alır.
Bazen bir mezara girmezsiniz.
Bir uygarlığın sonsuzluk fikrinin içine girersiniz.
Krallar Vadisi’nin ardından vadinin diğer tarafına doğru hareket ediyoruz.
Karşımıza dağların içine adeta geometrik bir mühür gibi yerleşmiş muazzam bir yapı çıkıyor:
HATSHEPSUT TAPINAĞI
MISIR’IN EN GÜÇLÜ KADIN FİRAVUNLARINDAN BİRİNİN MİRASI
Hatshepsut…
Bir kadın olarak erkek egemen firavunluk düzeninin en tepesine çıktı.
Taç giydi.
Ülkeyi yönetti.
Tanrısal meşruiyetini ilan etti.
Ve arkasında Mısır’ın en etkileyici tapınaklarından birini bıraktı.
Dağların önünde kat kat yükselen bu olağanüstü yapı, bugün birçok ziyaretçi için:
dişil güç,
yeniden doğuş,
kararlılık
ve kendi kaderini yazmanın sembolüdür.
Bu nedenle burası yalnızca arkeolojik bir alan değildir.
Özellikle kadınların güçlü bir bağ kurduğu, kişisel dönüşüm ve dişil uyanış sembolizmiyle anılan çok özel bir mekândır.
Burada şu soruyu konuşacağız:
HATSHEPSUT SADECE BİR FİRAVUN MUYDU?
YOKSA BİNLERCE YIL ÖNCESİNDEN GELEN BİR “DİŞİL GÜÇ” ARKETİPİ Mİ?
Öğle yemeğimizin ardından rotamızı bu kez Mısır’ın en büyük kutsal alanlarından birine çeviriyoruz:
KARNAK
AMON RA’NIN DEVASA TAPINAK KOMPLEKSİ
Burası yalnızca bir tapınak değildir.
Burası yüzyıllar boyunca büyütülen devasa bir kutsal şehir…
Bir hac merkezi…
Bir iktidar sahnesi…
Ve firavunlarla tanrılar arasındaki bağın taşlara işlendiği olağanüstü bir kompleks…
Yaklaşık 800 metre genişliğe ve 1,5 kilometreyi bulan uzunluğa yayılan dev alanıyla Karnak, antik dünyanın en etkileyici dini yapılar topluluklarından biridir.
Daha girişte bizi Amon Ra’nın güçlü sembollerinden biri karşılayacak:
KOÇ BAŞLI SFENKSLER
Uzun bir tören yolunun iki yanında sıralanan bu figürlerin arasından geçerken, dört bin yıl öncesinin kutsal dünyasına adım atacağız.
Ve ardından…
BÜYÜK HİPOSTİL SALONU
Göğe yükselen dev sütunlar…
Taşlara kazınmış tanrılar…
Firavunların güç gösterileri…
Güneş ışığının sütunların arasından süzüldüğü devasa bir mimari…
Burada insan kendisini gerçekten küçük hisseder.
Çünkü Karnak, sadece büyüklüğüyle değil, taşıdığı sembollerle de güçlüdür.
Amon Ra Kitabının Yazarı, Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Amon Ra kültünü, güneş sembolizmini, koç figürlerini, rahip sınıfının gücünü ve tapınak mimarisinin olası ezoterik anlamlarını yerinde konuşacağız.
AMON RA KİMDİ?
NEDEN BU KADAR GÜÇLÜYDÜ?
VE NEDEN MISIR’IN EN BÜYÜK TAPINAK KOMPLEKSLERİNDEN BİRİ ONA ADANDI?
Karnak ziyaretimizin ardından cruise gemimize geçiyoruz.
Ve artık yolculuğun yeni bir bölümü başlıyor…
NİL ÜZERİNDE GÜNEYE DOĞRU HAREKET EDİYORUZ.
Gemimiz ağır ağır ilerlerken;
bir yanımızda çöl…
bir yanımızda palmiye ağaçları…
önümüzde binlerce yıllık tapınaklar…
ve altımızda Mısır medeniyetine hayat veren Nil…
Öğle yemeğimizle birlikte cruise yolculuğumuz başlayacak.
BUGÜN KRALLARIN MEZARLARINA İNDİK.
BİR KADIN FİRAVUNUN GÜCÜYLE KARŞILAŞTIK.
AMON RA’NIN DEVASA TAPINAĞINDA YÜRÜDÜK.
VE ŞİMDİ NİL BİZİ MISIR’IN DAHA DERİN SIRLARINA TAŞIYOR.
EDFU HORUS TAPINAĞI – KOM OMBO ŞİFA TAPINAĞI
BUGÜN TANRILARIN SAVAŞLARINDAN KADİM MISIR’IN ŞİFA BİLGİSİNE UZANIYORUZ…
Gece boyunca Nil üzerinde ilerleyen cruise gemimiz, gece yarısı Edfu’ya ulaşacak.
Sabah kahvaltımızın ardından bizi, Mısır’ın en görkemli ve en iyi korunmuş tapınaklarından biri bekliyor:
EDFU HORUS TAPINAĞI
Nil’in batı kıyısında yükselen bu dev yapı, şahin başlı tanrı Horus’a adanmıştır.
Karnak’tan sonra Mısır’ın en büyük tapınak komplekslerinden biri kabul edilen Edfu, aynı zamanda günümüze en iyi ulaşmış antik Mısır tapınaklarından biridir.
Dev giriş kapıları…
Şahin başlı Horus heykelleri…
Duvarları kaplayan savaş sahneleri…
Tanrılar arasındaki mücadeleler…
Ritüeller…
Ve taşlara kazınmış binlerce yıllık bir hafıza…
Burada yalnızca bir tapınağı gezmeyeceğiz.
HORUS İLE SETH ARASINDAKİ BÜYÜK MÜCADELEYİ YERİNDE OKUYACAĞIZ.
Eski Mısır’ın en büyük mitolojik çatışmalarından biri olan Horus–Seth savaşlarının izleri, Edfu duvarlarında ayrıntılı biçimde karşımıza çıkar.
Peki bunlar yalnızca mitolojik hikâyeler miydi?
Yoksa çok daha eski bir iktidar savaşının, hanedan çatışmasının veya göksel mücadelenin sembolik kayıtları mıydı?
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla, bu kabartmaların klasik Mısırbilim yorumlarının ötesinde taşıyabileceği anlamları da sorgulayacağız.
İNANNA – AŞTORET BAĞLANTISI
Edfu’nun bizim için en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı uygarlıkların tanrı ve tanrıça gelenekleri arasındaki olası bağlantıları tartışma fırsatı sunmasıdır.
Sümer’in güçlü tanrıçası İnanna…
Akadların İştar’ı…
Levant dünyasının Aştoret’i…
Farklı coğrafyalarda, farklı isimlerle ortaya çıkan benzer dişil tanrıça geleneklerini burada yeniden ele alacağız.
AYNI TANRIÇA MI?
FARKLI KÜLTÜRLERİN BENZER ARKETİPİ Mİ?
YOKSA TEK BİR KADİM HAFIZANIN PARÇALARI MI?
Edfu’da bu soruların peşine düşeceğiz.
Horus Tapınağı ziyaretimizin ardından cruise gemimize dönüyor ve Nil üzerinde güneye doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
Gemimiz ilerlerken Mısır’ın değişen coğrafyasını, Nil kıyısındaki köyleri, palmiye ağaçlarını ve çölün sonsuzluğunu izleyeceğiz.
Akşamüstü ise önümüzde çok farklı bir tapınak belirecek:
KOM OMBO
KADİM MISIR’IN ŞİFA MERKEZİ
Nil’in hemen kıyısında yükselen Kom Ombo, Mısır’daki en sıra dışı yapılardan biridir.
Çünkü bu tapınak tek bir tanrıya değil, iki farklı kutsal güce adanmıştır:
Timsah başlı Sobek
ve
Horus’la ilişkilendirilen şahin başlı kutsal figür
İki tanrı…
İki ayrı kutsal bölüm…
İki farklı enerji…
Ama tek bir tapınak.
Kom Ombo’nun en önemli özelliği ise şifa, tıp ve beden bilgisiyle kurulan güçlü bağlantıdır.
BURADA KADİM MISIR’IN TIP BİLGİSİNİN İZLERİNİ GÖRECEĞİZ.
Tapınak duvarlarında yer alan bazı kabartmalar, yüzyıllardır cerrahi aletler ve tıbbi uygulamalarla ilişkilendirilmektedir.
Kesici aletler…
Kancalar…
Pens benzeri araçlar…
Şişeler…
Ve insan bedenine müdahaleyi çağrıştıran tasvirler…
Burada şu soruyu soracağız:
ESKİ MISIRLILAR BEDEN VE CERRAHİ HAKKINDA GERÇEKTEN NE KADAR ŞEY BİLİYORDU?
HORUS’UN GÖZÜ
SADECE BİR SEMBOL MÜ?
Eski Mısır’ın en güçlü sembollerinden biri olan Horus’un Gözü, kayıp, parçalanma, iyileşme ve yeniden bütünleşme anlatılarıyla ilişkilidir.
Mitolojik anlatılarda Horus’un zarar gören gözünün yeniden onarılması, şifa ve bütünlenme fikrinin temel sembollerinden birine dönüşmüştür.
Bugün bile Horus’un Gözü:
koruma,
şifa,
bütünlük
ve yeniden doğuşun
en güçlü sembollerinden biri kabul edilir.
Ve biz burada şu soruyu soracağız:
BU SADECE MİTOLOJİ Mİ?
YOKSA KADİM MISIR’IN BEDENİ VE BİLİNCİ İYİLEŞTİRME ANLAYIŞININ ŞİFRELİ BİR ANLATIMI MI?
TİMSAH İNİSİYASYONU
KORKUNUN İÇİNDEN GEÇEREK DÖNÜŞMEK
Kom Ombo aynı zamanda ezoterik geleneklerde çok farklı anlatılarla ilişkilendirilmiştir.
Drunvalo Melchizedek’in çalışmalarında aktarılan timsah inisiyasyonu anlatısı da bu bölgeyle bağlantılı olarak ele alınır.
Bu anlatıya göre aday, korkuyla yüzleşmek…
ölüm duygusunun içinden geçmek…
ve eski benliğini geride bırakmak zorundadır.
Çünkü gerçek inisiyasyon yalnızca bilgi almak değildir.
ESKİ KİMLİĞİNİN ÖLMESİDİR.
Sobek’in timsah sembolü burada artık yalnızca bir hayvan figürü olmaktan çıkar.
Korkunun…
ilkel gücün…
ölümün…
ve yeniden doğuşun sembolüne dönüşür.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Kom Ombo’nun şifa, inisiyasyon ve dönüşüm sembolizmini yerinde konuşacağız.
Kom Ombo ziyaretimizin ardından yeniden cruise gemimize geçiyor ve Nil üzerinde güneye doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
Gün sona ererken arkamızda:
Horus’un savaşları…
Tanrıçaların kadim izleri…
Şifa kabartmaları…
Horus’un Gözü…
Sobek’in timsahları…
ve inisiyasyonun karanlık sembolleri…
kalacak.
Ama yolculuk henüz bitmedi.
ÇÜNKÜ NİL BİZİ DAHA GÜNEYE…
DAHA ESKİYE…
VE MISIR’IN DAHA DERİN SIRLARINA TAŞIYOR.
ASWAN – BİTMEMİŞ OBELİSK – PHILAE İSİS TAPINAĞI – ELEPHANTINE ADASI
BUGÜN TAŞIN, SUYUN VE TANRIÇALARIN SIRLARININ PEŞİNE DÜŞÜYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından Aswan’ın en büyük gizemlerinden biriyle buluşuyoruz:
BİTMEMİŞ OBELİSK
1200 TONLUK BİR TAŞ DEVİ
Antik taş ocağının içinde, ana kayadan henüz tamamen ayrılmamış halde duran devasa bir yapı…
Yaklaşık:
42 metre uzunluğunda…
1200 ton ağırlığında…
Ve hâlâ tek parça.
Hatşepsut dönemine tarihlenen bu dev obelisk tamamlanabilseydi, Antik Mısır’ın bilinen en büyük obelisklerinden biri olacaktı.
Fakat bizim sorumuz başka:
BÖYLESİNE DEV BİR TAŞ KÜTLESİ NASIL KESİLİYORDU?
ANA KAYADAN NASIL AYRILACAKTI?
1200 TONLUK BU DEV YAPI NASIL TAŞINACAKTI?
VE NASIL DİK KONUMA GETİRİLECEKTİ?
Bugün bile bu soruların çevresindeki tartışmalar devam ediyor.
Taş yüzeylerinde görülen kesim izlerini, kullanılan yöntemleri ve Antik Mısır mühendisliğinin sınırlarını yerinde inceleyeceğiz.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla, burada yalnızca “nasıl yaptılar?” sorusunu değil, daha sert bir soruyu da soracağız:
YA BİZ ONLARIN TEKNOLOJİSİNİ HÂLÂ TAM OLARAK ANLAMIYORSAK?
Ardından Aswan Barajı manzaraları eşliğinde, Mısır’ın en etkileyici kutsal alanlarından birine doğru ilerliyoruz:
PHILAE İSİS TAPINAĞI
TANRIÇANIN ADASINA TEKNEYLE GİDİYORUZ
Philae’ye kara yoluyla ulaşamazsınız.
Çünkü bu tapınak, Nil’in suları içinde yükselen bir ada üzerindedir.
Teknelerimize binecek…
Nil’in üzerinde ilerleyecek…
Ve yavaş yavaş Tanrıça İsis’in kutsal dünyasına yaklaşacağız.
Burası yalnızca bir tapınak değildir.
Burası:
anneliğin,
koruyuculuğun,
şifanın,
kayıp olanı yeniden birleştirmenin
ve ölümün ardından yeniden doğuşun
en güçlü sembollerinden biri olan İsis’e adanmış kutsal bir merkezdir.
İSİS…
Osiris’i yeniden birleştiren tanrıça…
Horus’u koruyan anne…
Kayıp olanı bulan…
Parçalananı yeniden bütünleyen…
Ölümün içinden yaşam çıkaran dişil güç…
Philae’de onun hikâyesini yalnızca dinlemeyeceğiz.
Tapınağın içinde yürüyeceğiz.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, İsis kültünü, kadim dişil bilgeliği, ölüm–yeniden doğuş sembolizmini ve bu anlatıların daha eski Mezopotamya gelenekleriyle olası bağlantılarını sorgulayacağız.
DUMUZİ’NİN ÖLÜMÜ
MISIR İLE SÜMER ARASINDAKİ KAYIP BAĞLANTI
Aswan bölgesi bizim anlatımızda yalnızca Mısır tarihi açısından önemli değildir.
Alternatif tarih yorumlarında bu coğrafya, Sümer metinlerinde karşımıza çıkan Dumuzi anlatılarıyla da ilişkilendirilir.
Dumuzi…
İnanna’nın sevgilisi…
Ölüm ve yeraltı dünyası anlatılarının merkezindeki isimlerden biri…
Peki Sümer’in Dumuzi’si ile Mısır’ın kutsal coğrafyası arasında gerçekten bir bağlantı olabilir mi?
AYNI HİKÂYELER NEDEN FARKLI UYGARLIKLARDA YENİDEN KARŞIMIZA ÇIKIYOR?
TANRILARIN İSİMLERİ Mİ DEĞİŞTİ?
YOKSA HAFIZA MI PARÇALANDI?
Philae ve Aswan coğrafyasında bu bağlantıları yerinde konuşacağız.
İsis Tapınağı’nın dingin atmosferinden ayrıldıktan sonra öğle yemeğimizi alacağız.
Ve ardından bu kez motorların sesini geride bırakacağız.
NİL’DE YELKEN AÇIYORUZ…
Geleneksel yelkenlimizle Nil’in sularına çıkacak ve Elephantine Adası çevresinde ilerleyeceğiz.
Bir yanımızda çöl…
Bir yanımızda granit kayalıklar…
Palmiye ağaçları…
Nübye coğrafyası…
Ve binlerce yıldır Mısır’a hayat veren Nil…
Burası turun en dingin ama aynı zamanda en düşündürücü anlarından biri olacak.
Çünkü Elephantine yalnızca güzel bir ada değildir.
NİL’İN KONTROL NOKTALARINDAN BİRİDİR.
Alternatif tarih yorumlarımızda Elephantine bölgesini, Sümer metinlerinin bilgelik ve su tanrısı Enki ile Mısır’ın Ptah figürü arasındaki olası bağlantılar üzerinden ele alacağız.
Bu anlatıya göre:
Enki/Ptah…
suları düzenleyen,
kanallar açan,
akışı yöneten,
medeniyeti su üzerinden kuran bir mühendis-tanrı figürü olabilir.
Elephantine çevresindeki eski su düzenleme sistemlerini, savakları ve Nil’in akış kontrolüyle ilgili izleri gözlemleyeceğiz.
Ve şu soruyu soracağız:
NİL SADECE DOĞAL BİR NEHİR MİYDİ?
YOKSA BİNLERCE YIL ÖNCE DEV BİR MÜHENDİSLİK SİSTEMİYLE YÖNETİLİYOR MUYDU?
Nil üzerindeki yelkenli yolculuğumuzun ardından otelimize geçiyoruz.
Ancak gün burada bitmek zorunda değil.
OPSİYONEL AKŞAM PROGRAMI
NÜBYE KÖYÜ
Dileyen katılımcılarımızla akşam saatlerinde Nübye kültürünün renkli dünyasına doğru hareket edeceğiz.
Renkli evler…
Yerel yaşam…
Geleneksel sokaklar…
Farklı yüzler…
Farklı ritimler…
Ve Mısır’ın klasik turistik yüzünden çok daha başka bir dünya…
Nübye Köyü’nde, bu kadim coğrafyanın yaşayan kültürüne dokunacağız.
BUGÜN 1200 TONLUK BİR TAŞ DEVİNİN KARŞISINDA DURACAĞIZ.
TEKNEYLE İSİS’İN ADASINA GİDECEĞİZ.
DUMUZİ’NİN KAYIP HİKÂYESİNİ SORGULAYACAĞIZ.
ENKİ/PTAH’IN NİL ÜZERİNDEKİ İZLERİNİ ARAYACAĞIZ.
VE GÜNÜ, NİL’İN RÜZGÂRINDA YELKEN AÇARAK TAMAMLAYACAĞIZ.
BAZI YOLCULUKLARDA TARİHİ GÖRÜRSÜNÜZ.
BAZI YOLCULUKLARDA İSE TARİHİN ARKASINDAKİ SİSTEMİ FARK ETMEYE BAŞLARSINIZ.
KAHİRE MÜZESİ – MISIR MEDENİYETLER MÜZESİ – GRAND EGYPTIAN MUSEUM
BUGÜN MISIR TARİHİNİN EN BÜYÜK HAZİNELERİYLE YÜZ YÜZE GELİYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından cruise gemimizden çıkış işlemlerimizi tamamlıyor ve Kahire’ye dönüş için havalimanına hareket ediyoruz.
Bugün bizi sıradan bir müze günü beklemiyor.
Bugün:
firavunların yüzlerine bakacağız,
kraliyet mumyalarıyla karşılaşacağız,
binlerce yıllık hazinelerin arasında yürüyecek
ve Mısır tarihinin en büyük koleksiyonlarından bazılarını tek bir günde göreceğiz.
İlk durağımız:
KAHİRE MISIR MÜZESİ
BİNLERCE YILLIK BİR MEDENİYETİN HAFIZASI
Tahrir Meydanı’ndaki tarihi Kahire Müzesi, dünyanın en önemli Eski Mısır koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır.
Heykeller…
Lahitler…
Papirüsler…
Gündelik yaşam eşyaları…
Tanrı ve tanrıça figürleri…
Firavunluk döneminin sayısız izi…
Burada yalnızca arkeolojik eserler görmeyeceğiz.
Bir uygarlığın:
ölüm anlayışını,
tanrı tasavvurunu,
beden bilgisini,
gökyüzüne bakışını
ve ölümsüzlük arayışını
eserler üzerinden okuyacağız.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, bazı eserlerin yalnızca ne olduğunu değil, ne anlama gelebileceğini de sorgulayacağız.
Çünkü bazen bir heykel yalnızca bir heykel değildir.
Bazen bir sembol…
Bir soy izi…
Bir inanç sistemi…
Hatta unutulmuş bir bilginin taşıyıcısıdır.
Ardından kısa bir kültürel mola veriyor ve:
PAPYRUS HOUSE
ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.
Antik Mısır’ın en önemli bilgi taşıyıcılarından biri olan papirüsün nasıl hazırlandığını görecek, geleneksel üretim tekniklerini inceleyecek ve alışveriş için seçili mağazalara uğrayacağız.
Bu bölüm, biraz nefes almak ve Mısır’dan hatıralar toplamak için güzel bir ara olacak.
Ama sonrasında yeniden tarihin karanlık koridorlarına dönüyoruz.
MISIR MEDENİYETLER MÜZESİ
KRALLARIN VE KRALİÇELERİN HUZURUNDA
Şimdi Mısır’ın en etkileyici müze deneyimlerinden birine gidiyoruz.
Burası, 2021 yılında dünyada büyük yankı uyandıran özel bir törenle taşınan kraliyet mumyalarının yeni evidir.
22 KRAL VE KRALİÇE…
Bir zamanlar Mısır’ı yöneten hükümdarlar…
Ordulara komuta edenler…
Tapınaklar yaptıranlar…
Tanrıların yeryüzündeki temsilcisi kabul edilenler…
Bugün yeniden karşımızda.
Sessizce.
Yüz yüze.
Binlerce yıl sonra…
Bu salonlarda yalnızca mumyalanmış bedenleri görmeyeceğiz.
Şu soruyla karşılaşacağız:
BİNLERCE YIL SONRA BİR İNSANIN BEDENİ HÂLÂ KARŞINIZDA DURABİLİYORSA…
ESKİ MISIRLILAR ÖLÜM HAKKINDA BİZDEN DAHA FAZLASINI MI BİLİYORDU?
Mumyalama yalnızca bedeni korumak için miydi?
Yoksa ruhun geri dönüşü için hazırlanmış bir sistemin parçası mıydı?
Beden neden bu kadar önemliydi?
İsim neden korunmalıydı?
Kalp neden tartılıyordu?
İşte burada Eski Mısır’ın ölüm ve ölümsüzlük anlayışını yeniden sorgulayacağız.
Ve ardından günün büyük finaline gidiyoruz:
GRAND EGYPTIAN MUSEUM – GEM
MISIR’IN GEÇMİŞİ GELECEĞİN MÜZESİNDE
Gize Piramitleri’nin yakınında yükselen Grand Egyptian Museum, yalnızca bir müze değildir.
Bu yapı, Mısır’ın binlerce yıllık mirasını 21. yüzyılın sergileme teknolojileriyle buluşturan devasa bir kültür merkezidir.
Daha girişte bile insanı etkisi altına alan:
dev heykeller…
anıtsal merdivenler…
binlerce eser…
firavunluk tarihinin en seçkin parçaları…
bizi bekliyor.
Ve elbette bütün dünyanın adını bildiği genç firavun:
TUTANKHAMON
Altın…
Ölüm…
Gizem…
Mezar…
Lanet söylentileri…
Ve aradan geçen binlerce yıla rağmen bitmeyen bir merak.
GEM’de, Tutankhamon dünyasının ve Eski Mısır’ın olağanüstü maddi mirasının çok daha kapsamlı bir çerçevesiyle karşılaşacağız.
Burada şu soruyu soracağız:
TUTANKHAMON NEDEN HÂLÂ DÜNYANIN EN ÜNLÜ FİRAVUNU?
ONU ÖLÜMSÜZ KILAN ŞEY ALTINLARI MIYDI…
YOKSA HİKÂYESİNİN TAMAMLANMAMIŞ OLMASI MI?
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, müzedeki eserleri yalnızca sanat tarihi açısından değil;
semboller,
tanrı soyları,
kadim teknoloji iddiaları,
ölümsüzlük arayışı
ve alternatif tarih
çerçevesinde de değerlendireceğiz.
OPSİYONEL AKŞAM PROGRAMI
PİRAMİTLER IŞIK VE SES GÖSTERİSİ
Dileyen katılımcılarımız için akşam saatlerinde, opsiyonel özel program kapsamında:
PİRAMİTLER IŞIK GÖSTERİSİ
imkânı sunulacaktır.
Gece…
Çöl…
Sfenks…
Işıklarla canlanan piramitler…
Ve binlerce yıllık tarihin karanlık gökyüzü altında yeniden anlatılışı…
Gündüz gördüğümüz Gize’yi bu kez bambaşka bir atmosferde yaşayacağız.
BUGÜN MÜZELERİ GEZMEYECEĞİZ.
MISIR’IN HAFIZASIYLA YÜZLEŞECEĞİZ.
Sabah binlerce yıllık eserlerin arasında yürüyeceğiz.
Öğleden sonra firavunların gerçek bedenleriyle karşılaşacağız.
Akşam dünyanın en büyük Mısır koleksiyonlarından birinde geçmişin görkemiyle buluşacağız.
VE BELKİ DE GÜNÜN SONUNDA ŞUNU FARK EDECEĞİZ:
MISIR GEÇMİŞTE KALMADI.
SADECE BİZ ONU YENİDEN OKUMAYI ÖĞRENİYORUZ.
İSKENDERİYE – SERAPEUM – POMPEY SÜTUNU – KOM EL SHOQAFA KATAKOMBLARI – QAİTBAY KALESİ – İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ
TURUN SON GÜNÜNDE MISIR’IN EN KOZMOPOLİT, EN GİZEMLİ VE EN EFSANEVİ ŞEHRİNE GİDİYORUZ…
Sabah erken saatlerde alacağımız kahvaltının ardından Kahire’den ayrılıyor ve Akdeniz kıyısına doğru hareket ediyoruz.
Rotamız:
İSKENDERİYE
Büyük İskender’in adını taşıyan şehir…
Kleopatra’nın dünyası…
Antik çağın en büyük kütüphanelerinden birinin efsanesi…
Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan İskenderiye Feneri…
Yunan, Mısır ve Roma kültürlerinin birbirine karıştığı olağanüstü bir medeniyet merkezi…
Bugün yalnızca bir şehir gezmeyeceğiz.
Kadim dünyanın kayıp hafızasının izlerini arayacağız.
İlk duraklarımızdan biri:
SERAPEUM
MISIR VE YUNAN DÜNYASININ BİRLEŞTİĞİ GİZEMLİ KUTSAL ALAN
Serapeum, tanrı Serapis kültüyle ilişkilendirilen en önemli merkezlerden biridir.
Peki Serapis kimdi?
Bir Mısır tanrısı mı?
Bir Yunan tanrısı mı?
Yoksa iki büyük inanç sistemini tek bir figürde birleştirmek için oluşturulmuş yeni bir tanrısal kimlik mi?
İşte burada Büyük İskender sonrasında kurulan yeni dünyanın izlerini süreceğiz.
Çünkü bazen imparatorluklar yalnızca ülkeleri fethetmez.
TANRILARI DA BİRLEŞTİRİR.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Serapis kültünü, Mısır–Yunan sentezini ve kadim inanç sistemlerinin nasıl yeniden biçimlendirildiğini yerinde konuşacağız.
POMPEY SÜTUNU
GÖKYÜZÜNE YÜKSELEN TEK PARÇA TAŞ
Ardından İskenderiye’nin en ikonik antik yapılarından biri olan Pompey Sütunu ile karşılaşacağız.
Devasa granit gövdesiyle yüzyıllardır ayakta duran bu anıt, çevresindeki antik kalıntılarla birlikte bize bir zamanlar burada yükselen görkemli dünyanın izlerini gösterecek.
Ve yine aynı soruyla karşılaşacağız:
BU DEV TAŞLAR NASIL KESİLDİ?
NASIL TAŞINDI?
NASIL DİKİLDİ?
Mısır yolculuğumuzun ilk günlerinden beri peşimizi bırakmayan soru, İskenderiye’de yeniden karşımıza çıkacak:
TAŞLAR BİZİM BİLMEDİĞİMİZ NEYİ BİLİYOR?
Ardından yerin altına iniyoruz.
KOM EL SHOQAFA KATAKOMBLARI
ÖLÜLERİN YERALTI ŞEHRİ
Burası İskenderiye’nin en sıra dışı noktalarından biridir.
Kayaların içine oyulmuş koridorlar…
Yeraltı odaları…
Mezar bölümleri…
Spiral merdivenler…
Ve birbirine karışmış üç büyük dünyanın sembolleri:
Mısır…
Yunan…
Roma…
Kom El Shoqafa’da yalnızca bir mezar kompleksi görmeyeceğiz.
Farklı medeniyetlerin ölümden sonraki yaşam anlayışlarının nasıl birleştiğine tanıklık edeceğiz.
Mısır tanrıları Roma kıyafetleriyle…
Yunan sanatının izleri…
Kadim cenaze ritüelleri…
Ve yeraltına uzanan sessiz koridorlar…
Burada şu soruyu soracağız:
MEDENİYETLER GERÇEKTEN YOK OLUR MU?
YOKSA BİRBİRLERİNİN İÇİNDE YAŞAMAYA DEVAM MI EDER?
Ardından Akdeniz kıyısına çıkıyor ve İskenderiye’nin en güçlü manzaralarından birine ulaşıyoruz:
QAİTBAY KALESİ
ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASINDAN BİRİNİN GÖLGESİNDE
Burada fotoğraf molası vereceğiz.
Ancak bulunduğumuz yer sıradan değildir.
Çünkü Qaitbay Kalesi, antik dünyanın en büyük mühendislik harikalarından biri olan:
İSKENDERİYE FENERİ’NİN
bulunduğu bölgeyle ilişkilidir.
Bir zamanlar denizcilere yol gösteren dev yapı…
Akdeniz’in ufkunda yükselen efsanevi kule…
Depremlerle yok olan bir dünya harikası…
Bugün artık feneri göremiyoruz.
Ama bulunduğu coğrafyanın hafızasını hissedebiliyoruz.
BAZI YAPILAR YIKILIR.
AMA EFSANELERİ AYAKTA KALIR.
Ve turun büyük finaline gidiyoruz:
İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ
KAYIP BİLGİNİN MODERN ÇAĞDAKİ YENİDEN DOĞUŞU
Antik İskenderiye Kütüphanesi…
İnsanlık tarihinin en büyük bilgi merkezlerinden biri…
Bugün 21. yüzyılda yeniden inşa edilen modern Bibliotheca Alexandrina, bu kadim bilgi idealini geleceğe taşımaya çalışmaktadır.
Ve belki de bütün turun sonunda soracağımız en önemli soru burada karşımıza çıkacak:
ANTİK KÜTÜPHANEDE GERÇEKTEN HANGİ BİLGİLER VARDI?
Kayıp tarih kayıtları mı?
Eski uygarlıkların sırları mı?
Astronomi bilgileri mi?
Mısır rahiplerinin öğretileri mi?
Daha eski çağlardan kalan metinler mi?
Yoksa bugün bilimin hâlâ yeniden keşfetmeye çalıştığı bilgiler mi?
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, İskenderiye Kütüphanesi’nin yalnızca geçmişini değil, insanlık tarihindeki büyük “bilgi kaybı” meselesini de konuşacağız.
İskenderiye Kütüphanesi ziyaretimizin ardından Kahire Havalimanı’na doğru hareket ediyoruz.
Ve böylece sekiz günlük büyük Mısır yolculuğumuz sona eriyor.
Ama belki de bazı yolculuklar gerçekten sona ermez.
Çünkü geride yalnızca fotoğraflar bırakmaz.
Sorular bırakır.
Piramitleri kim yaptı?
Serapeum’un dev sandukaları nasıl taşındı?
Osirion neden bu kadar farklıydı?
Dendera’daki sıra dışı kabartmalar ne anlatıyordu?
Firavunlar neden bedenlerini sonsuza dek korumaya çalıştı?
1200 tonluk obelisk nasıl taşınacaktı?
İsis, İnanna ve Aştoret arasında gerçekten bir bağ var mıydı?
Ve İskenderiye Kütüphanesi’nde insanlığın hangi bilgileri kayboldu?
8 GÜN BOYUNCA MISIR’I GEZMEDİK.
İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK SORULARININ PEŞİNE DÜŞTÜK.
PİRAMİTLERDEN KRALLAR VADİSİ’NE…
OSİRİON’DAN DENDERA’YA…
NİL’DEN İSKENDERİYE’YE…
BU SADECE BİR MISIR TURU DEĞİL.
BU, TARİHİN BİZE ANLATILMAYAN YÜZÜNE YOLCULUK.
Bu turda Anıl Şehirlioğlu piramitlerde, tapınaklarda ve otellerde çeşitli enerji ve şifa çalışmaları yapacaktır. Göktürk Ramu ise alternatif tarih okumalarında bulunacak, yerel rehberler ise bölgenin ana akım tarihini anlatacaktır.
“Piramitlerde başladık, kayıp bilginin şehrinde bitiriyoruz… Çünkü bu yolculuk Mısır’a değil,
“8 gün boyunca Mısır’ı gezmeyeceğiz; tarihin bize anlatılmayan yüzünün peşine düşeceğiz.”
BÜYÜK PİRAMİT – SFENKS – KRALİÇE ODASI
MISIR’DA HERKESE AÇILMAYAN BİR KAPIYI AÇIYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birine doğru hareket ediyoruz:
GİZE PİRAMİTLERİ…
Önce Kefren ve Mikerinos piramitlerinin çevresinde dolaşacak, Gize Platosu’nun büyüleyici atmosferini yaşayacak ve panoramik fotoğraflar çekeceğiz.
Ancak bu turun asıl kırılma noktası bundan sonra başlayacak…
SAAT 12.00–13.00 ARASINDA
BÜYÜK PİRAMİT BİR SAATLİĞİNE GRUBUMUZA ÖZEL!
Mısır güvenlik birimlerinin eşliğinde, Büyük Piramit’e grup olarak özel giriş yapacağız.
Ve dileyen katılımcılarımız için, opsiyonel özel program kapsamında normal turist ziyaretlerine açık olmayan Kraliçe Odası’na giriş imkânı sunulacak.
Burası sıradan bir oda değildir.
Kraliçe Odası, Büyük Piramit’in en tartışmalı ve en gizemli bölümlerinden biridir. Piramit içindeki robot araştırmalarının ve kapalı geçit tartışmalarının merkezinde yer alan bu odanın doğu duvarında, hâlâ tam anlamıyla açıklanamayan sıra dışı bir niş bulunmaktadır.
Oda neredeyse tamamen çıplak ve boştur.
Kraliçe Odası’nın gizemli nişinde,
Büyük Galeri’de,
ve taş sandığın bulunduğu Kral Odası’nda
zaman geçireceğiz.
Büyük Piramit deneyimimizin ardından Gize Platosu’nda gezimize devam edecek, ardından dünyanın en ikonik ve en gizemli yapılarından biri olan Büyük Sfenks ile buluşacağız.
Sfenks’in hemen yakınındaki Vadi Tapınağı’nı gezerken, dev taş blokları ve sıra dışı mimariyi Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla değerlendireceğiz.
Gize Kompleksi’nde alacağımız öğle yemeğinin ardından otelimize geçiyoruz.
SAKKARA – SERAPEUM – MEMPHİS – ABYDOS
MISIR’IN GİZEMİ PİRAMİTLERLE BAŞLAMIYOR… DAHA DERİNDE BİR ŞEY VAR.
Sabah kahvaltımızın ardından Mısır tarihinin en sıra dışı bölgelerinden birine doğru yola çıkıyoruz:
SAKKARA…
İlk durağımız, adı yüzyıllardır bilim, mimarlık ve gizemle anılan İmhotep Müzesi olacak.
Ardından, resmi tarihe göre Mısır’ın ilk büyük piramit yapısı kabul edilen:
DJOSER’İN BASAMAKLI PİRAMİDİ’NE GİDİYORUZ.
Mısır’ın üçüncü hanedan döneminde Firavun Djoser için inşa edildiği düşünülen bu yapı, piramit çağının başlangıcı kabul edilmektedir.
Anlatıya göre Djoser, dâhi mimar İmhotep’e daha önce görülmemiş büyüklükte bir piramit kompleksi inşa etme görevini verdi.
SERAPEUM
Yeraltına iniyoruz.
Karanlık koridorların içinde, yüzlerce ton ağırlığındaki dev granit sandukalarla karşılaşıyoruz.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Serapeum’un dev taş sandukalarını, ileri taş işçiliğini ve kadim teknoloji ihtimallerini yerinde sorgulayacağız.
Çünkü bazı yapılar yalnızca görülmez…
İnsan zihnindeki tarih anlayışını da parçalar.
Sakkara’da alacağımız öğle yemeğinin ardından bu kez Eski Mısır’ın en önemli merkezlerinden birine doğru hareket ediyoruz:
MEMPHİS
Bir zamanlar Eski Mısır’ın başkenti olan bu şehirde, devasa II. Ramses heykeli ile karşılaşacağız.
Memphis ziyaretimizin ardından rotamızı Mısır’ın en kutsal, en gizemli ve en güçlü merkezlerinden birine çeviriyoruz:
ABYDOS…
Gece konaklamamız için Abydos’a doğru yola çıkıyoruz.
Çünkü ertesi gün bizi sıradan bir tapınak değil…
Osiris’in kutsal şehri,
Abydos Kral Listesi,
esrarengiz semboller
ve Mısır’ın en tartışmalı yapılarından biri bekliyor.
SETİ TAPINAĞI – ABYDOS
Seti Tapınağı’nın duvarlarında, Eski Mısır tarihinin en önemli kronolojik kayıtlarından biri
SETİ’NİN MEZARI
EDFU HORUS TAPINAĞI – KOM OMBO ŞİFA TAPINAĞI
BUGÜN TANRILARIN SAVAŞLARINDAN KADİM MISIR’IN ŞİFA BİLGİSİNE UZANIYORUZ…
Gece boyunca Nil üzerinde ilerleyen cruise gemimiz, gece yarısı Edfu’ya ulaşacak.
Sabah kahvaltımızın ardından bizi, Mısır’ın en görkemli ve en iyi korunmuş tapınaklarından biri bekliyor:
EDFU HORUS TAPINAĞI
Nil’in batı kıyısında yükselen bu dev yapı, şahin başlı tanrı Horus’a adanmıştır.
Karnak’tan sonra Mısır’ın en büyük tapınak komplekslerinden biri kabul edilen Edfu, aynı zamanda günümüze en iyi ulaşmış antik Mısır tapınaklarından biridir.
Burada yalnızca bir tapınağı gezmeyeceğiz.
HORUS İLE SETH ARASINDAKİ BÜYÜK MÜCADELEYİ YERİNDE OKUYACAĞIZ.
Eski Mısır’ın en büyük mitolojik çatışmalarından biri olan Horus–Seth savaşlarının izleri, Edfu duvarlarında ayrıntılı biçimde karşımıza çıkar.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla, bu kabartmaların klasik Mısırbilim yorumlarının ötesinde taşıyabileceği anlamları da sorgulayacağız.
İNANNA – AŞTORET BAĞLANTISI
Edfu’nun bizim için en dikkat çekici yönlerinden biri, farklı uygarlıkların tanrı ve tanrıça gelenekleri arasındaki olası bağlantıları tartışma fırsatı sunmasıdır.
Sümer’in güçlü tanrıçası İnanna…
Akadların İştar’ı…
Levant dünyasının Aştoret’i…
Farklı coğrafyalarda, farklı isimlerle ortaya çıkan benzer dişil tanrıça geleneklerini burada yeniden ele alacağız.
YOKSA TEK BİR KADİM HAFIZANIN PARÇALARI MI?
Edfu’da bu soruların peşine düşeceğiz.
Horus Tapınağı ziyaretimizin ardından cruise gemimize dönüyor ve Nil üzerinde güneye doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
Gemimiz ilerlerken Mısır’ın değişen coğrafyasını, Nil kıyısındaki köyleri, palmiye ağaçlarını ve çölün sonsuzluğunu izleyeceğiz.
Akşamüstü ise önümüzde çok farklı bir tapınak belirecek:
KOM OMBO
KADİM MISIR’IN ŞİFA MERKEZİ
Nil’in hemen kıyısında yükselen Kom Ombo, Mısır’daki en sıra dışı yapılardan biridir.
Çünkü bu tapınak tek bir tanrıya değil, iki farklı kutsal güce adanmıştır:
Timsah başlı Sobek
ve
Horus’la ilişkilendirilen şahin başlı kutsal figür
BURADA KADİM MISIR’IN TIP BİLGİSİNİN İZLERİNİ GÖRECEĞİZ.
Tapınak duvarlarında yer alan bazı kabartmalar, yüzyıllardır cerrahi aletler ve tıbbi uygulamalarla ilişkilendirilmektedir.
Burada şu soruyu soracağız:
ESKİ MISIRLILAR BEDEN VE CERRAHİ HAKKINDA GERÇEKTEN NE KADAR ŞEY BİLİYORDU?
HORUS’UN GÖZÜ
SADECE BİR SEMBOL MÜ?
Eski Mısır’ın en güçlü sembollerinden biri olan Horus’un Gözü, kayıp, parçalanma, iyileşme ve yeniden bütünleşme anlatılarıyla ilişkilidir.
Mitolojik anlatılarda Horus’un zarar gören gözünün yeniden onarılması, şifa ve bütünlenme fikrinin temel sembollerinden birine dönüşmüştür.
TİMSAH İNİSİYASYONU
KORKUNUN İÇİNDEN GEÇEREK DÖNÜŞMEK
Kom Ombo aynı zamanda ezoterik geleneklerde çok farklı anlatılarla ilişkilendirilmiştir.
Drunvalo Melchizedek’in çalışmalarında aktarılan timsah inisiyasyonu anlatısı da bu bölgeyle bağlantılı olarak ele alınır.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Kom Ombo’nun şifa, inisiyasyon ve dönüşüm sembolizmini yerinde konuşacağız.
Kom Ombo ziyaretimizin ardından yeniden cruise gemimize geçiyor ve Nil üzerinde güneye doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
ASWAN – BİTMEMİŞ OBELİSK – PHILAE İSİS TAPINAĞI – ELEPHANTINE ADASI
BUGÜN TAŞIN, SUYUN VE TANRIÇALARIN SIRLARININ PEŞİNE DÜŞÜYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından Aswan’ın en büyük gizemlerinden biriyle buluşuyoruz:
BİTMEMİŞ OBELİSK
1200 TONLUK BİR TAŞ DEVİ
Antik taş ocağının içinde, ana kayadan henüz tamamen ayrılmamış halde duran devasa bir yapı…
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun alternatif tarih anlatımlarıyla, burada yalnızca “nasıl yaptılar?” sorusunu değil, daha sert bir soruyu da soracağız:
YA BİZ ONLARIN TEKNOLOJİSİNİ HÂLÂ TAM OLARAK ANLAMIYORSAK?
Ardından Aswan Barajı manzaraları eşliğinde, Mısır’ın en etkileyici kutsal alanlarından birine doğru ilerliyoruz:
PHILAE İSİS TAPINAĞI
TANRIÇANIN ADASINA TEKNEYLE GİDİYORUZ
Tapınağın içinde yürüyeceğiz.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, İsis kültünü, kadim dişil bilgeliği, ölüm–yeniden doğuş sembolizmini ve bu anlatıların daha eski Mezopotamya gelenekleriyle olası bağlantılarını sorgulayacağız.
DUMUZİ’NİN ÖLÜMÜ
MISIR İLE SÜMER ARASINDAKİ KAYIP BAĞLANTI
Aswan bölgesi bizim anlatımızda yalnızca Mısır tarihi açısından önemli değildir.
Alternatif tarih yorumlarında bu coğrafya, Sümer metinlerinde karşımıza çıkan Dumuzi anlatılarıyla da ilişkilendirilir.
Dumuzi…
İnanna’nın sevgilisi…
Ölüm ve yeraltı dünyası anlatılarının merkezindeki isimlerden biri…
Peki Sümer’in Dumuzi’si ile Mısır’ın kutsal coğrafyası arasında gerçekten bir bağlantı olabilir mi?
AYNI HİKÂYELER NEDEN FARKLI UYGARLIKLARDA YENİDEN KARŞIMIZA ÇIKIYOR?
TANRILARIN İSİMLERİ Mİ DEĞİŞTİ?
YOKSA HAFIZA MI PARÇALANDI?
Philae ve Aswan coğrafyasında bu bağlantıları yerinde konuşacağız.
İsis Tapınağı’nın dingin atmosferinden ayrıldıktan sonra öğle yemeğimizi alacağız.
Ve ardından bu kez motorların sesini geride bırakacağız.
NİL’DE YELKEN AÇIYORUZ…
Geleneksel yelkenlimizle Nil’in sularına çıkacak ve Elephantine Adası çevresinde ilerleyeceğiz.
Elephantine çevresindeki eski su düzenleme sistemlerini, savakları ve Nil’in akış kontrolüyle ilgili izleri gözlemleyeceğiz.
Ve şu soruyu soracağız:
NİL SADECE DOĞAL BİR NEHİR MİYDİ?
YOKSA BİNLERCE YIL ÖNCE DEV BİR MÜHENDİSLİK SİSTEMİYLE YÖNETİLİYOR MUYDU?
Nil üzerindeki yelkenli yolculuğumuzun ardından otelimize geçiyoruz.
Ancak gün burada bitmek zorunda değil.
OPSİYONEL AKŞAM PROGRAMI
NÜBYE KÖYÜ
Dileyen katılımcılarımızla akşam saatlerinde Nübye kültürünün renkli dünyasına doğru hareket edeceğiz.
Nübye Köyü’nde, bu kadim coğrafyanın yaşayan kültürüne dokunacağız.
KAHİRE MÜZESİ – MISIR MEDENİYETLER MÜZESİ – GRAND EGYPTIAN MUSEUM
BUGÜN MISIR TARİHİNİN EN BÜYÜK HAZİNELERİYLE YÜZ YÜZE GELİYORUZ…
Sabah kahvaltımızın ardından cruise gemimizden çıkış işlemlerimizi tamamlıyor ve Kahire’ye dönüş için havalimanına hareket ediyoruz.
Bugün bizi sıradan bir müze günü beklemiyor.
Bugün:
firavunların yüzlerine bakacağız,
kraliyet mumyalarıyla karşılaşacağız,
binlerce yıllık hazinelerin arasında yürüyecek
ve Mısır tarihinin en büyük koleksiyonlarından bazılarını tek bir günde göreceğiz.
İlk durağımız:
KAHİRE MISIR MÜZESİ
BİNLERCE YILLIK BİR MEDENİYETİN HAFIZASI
Tahrir Meydanı’ndaki tarihi Kahire Müzesi, dünyanın en önemli Eski Mısır koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaktadır.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, bazı eserlerin yalnızca ne olduğunu değil, ne anlama gelebileceğini de sorgulayacağız.
Ardından kısa bir kültürel mola veriyor ve:
PAPYRUS HOUSE
ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.
Antik Mısır’ın en önemli bilgi taşıyıcılarından biri olan papirüsün nasıl hazırlandığını görecek, geleneksel üretim tekniklerini inceleyecek ve alışveriş için seçili mağazalara uğrayacağız.
Bu bölüm, biraz nefes almak ve Mısır’dan hatıralar toplamak için güzel bir ara olacak.
Ama sonrasında yeniden tarihin karanlık koridorlarına dönüyoruz.
MISIR MEDENİYETLER MÜZESİ
KRALLARIN VE KRALİÇELERİN HUZURUNDA
Şimdi Mısır’ın en etkileyici müze deneyimlerinden birine gidiyoruz.
İşte burada Eski Mısır’ın ölüm ve ölümsüzlük anlayışını yeniden sorgulayacağız.
Ve ardından günün büyük finaline gidiyoruz:
GRAND EGYPTIAN MUSEUM – GEM
MISIR’IN GEÇMİŞİ GELECEĞİN MÜZESİNDE
Gize Piramitleri’nin yakınında yükselen Grand Egyptian Museum, yalnızca bir müze değildir.
Bu yapı, Mısır’ın binlerce yıllık mirasını 21. yüzyılın sergileme teknolojileriyle buluşturan devasa bir kültür merkezidir.
GEM’de, Tutankhamon dünyasının ve Eski Mısır’ın olağanüstü maddi mirasının çok daha kapsamlı bir çerçevesiyle karşılaşacağız.
Burada şu soruyu soracağız:
TUTANKHAMON NEDEN HÂLÂ DÜNYANIN EN ÜNLÜ FİRAVUNU?
ONU ÖLÜMSÜZ KILAN ŞEY ALTINLARI MIYDI…
YOKSA HİKÂYESİNİN TAMAMLANMAMIŞ OLMASI MI?
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, müzedeki eserleri yalnızca sanat tarihi açısından değil;
semboller,
tanrı soyları,
kadim teknoloji iddiaları,
ölümsüzlük arayışı
ve alternatif tarih
çerçevesinde de değerlendireceğiz.
OPSİYONEL AKŞAM PROGRAMI
PİRAMİTLER IŞIK VE SES GÖSTERİSİ
Dileyen katılımcılarımız için akşam saatlerinde, opsiyonel özel program kapsamında:
PİRAMİTLER IŞIK GÖSTERİSİ
imkânı sunulacaktır.
Gece…
Çöl…
Sfenks…
Işıklarla canlanan piramitler…
Ve binlerce yıllık tarihin karanlık gökyüzü altında yeniden anlatılışı…
Gündüz gördüğümüz Gize’yi bu kez bambaşka bir atmosferde yaşayacağız.
İSKENDERİYE – SERAPEUM – POMPEY SÜTUNU – KOM EL SHOQAFA KATAKOMBLARI – QAİTBAY KALESİ – İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ
TURUN SON GÜNÜNDE MISIR’IN EN KOZMOPOLİT, EN GİZEMLİ VE EN EFSANEVİ ŞEHRİNE GİDİYORUZ…
Sabah erken saatlerde alacağımız kahvaltının ardından Kahire’den ayrılıyor ve Akdeniz kıyısına doğru hareket ediyoruz.
Rotamız:
İSKENDERİYE
Bugün yalnızca bir şehir gezmeyeceğiz.
Kadim dünyanın kayıp hafızasının izlerini arayacağız.
İlk duraklarımızdan biri:
SERAPEUM
MISIR VE YUNAN DÜNYASININ BİRLEŞTİĞİ GİZEMLİ KUTSAL ALAN
Serapeum, tanrı Serapis kültüyle ilişkilendirilen en önemli merkezlerden biridir.
İşte burada Büyük İskender sonrasında kurulan yeni dünyanın izlerini süreceğiz.
Araştırmacı Yazar Göktürk Ramu’nun anlatımlarıyla, Serapis kültünü, Mısır–Yunan sentezini ve kadim inanç sistemlerinin nasıl yeniden biçimlendirildiğini yerinde konuşacağız.
POMPEY SÜTUNU
GÖKYÜZÜNE YÜKSELEN TEK PARÇA TAŞ
Ardından İskenderiye’nin en ikonik antik yapılarından biri olan Pompey Sütunu ile karşılaşacağız.
Devasa granit gövdesiyle yüzyıllardır ayakta duran bu anıt, çevresindeki antik kalıntılarla birlikte bize bir zamanlar burada yükselen görkemli dünyanın izlerini gösterecek.
Ardından yerin altına iniyoruz.
KOM EL SHOQAFA KATAKOMBLARI
ÖLÜLERİN YERALTI ŞEHRİ
Burası İskenderiye’nin en sıra dışı noktalarından biridir.
Kom El Shoqafa’da yalnızca bir mezar kompleksi görmeyeceğiz.
Farklı medeniyetlerin ölümden sonraki yaşam anlayışlarının nasıl birleştiğine tanıklık edeceğiz.
Mısır tanrıları Roma kıyafetleriyle…
Yunan sanatının izleri…
Kadim cenaze ritüelleri…
Ve yeraltına uzanan sessiz koridorlar…
Burada şu soruyu soracağız:
MEDENİYETLER GERÇEKTEN YOK OLUR MU?
YOKSA BİRBİRLERİNİN İÇİNDE YAŞAMAYA DEVAM MI EDER?
Ardından Akdeniz kıyısına çıkıyor ve İskenderiye’nin en güçlü manzaralarından birine ulaşıyoruz:
QAİTBAY KALESİ
ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASINDAN BİRİNİN GÖLGESİNDE
Burada fotoğraf molası vereceğiz.
Ve turun büyük finaline gidiyoruz:
İSKENDERİYE KÜTÜPHANESİ
KAYIP BİLGİNİN MODERN ÇAĞDAKİ YENİDEN DOĞUŞU
Antik İskenderiye Kütüphanesi…
İskenderiye Kütüphanesi ziyaretimizin ardından Kahire Havalimanı’na doğru hareket ediyoruz.
Ve böylece sekiz günlük büyük Mısır yolculuğumuz sona eriyor.
Mücbir sebepler oluştuğu veya gerek gördüğü durumlarda programın içeriğini bozmadan şehirlerin programdaki sırasını ve/veya uçulacak olan havayolu firmasını değiştirebilir.
* kategorisi aynı kalmak kaydıyla otel isimlerini değiştirme hakkını saklı tutar.
* Tur sırasında unutulan, kaybolan, çalınan eşyalardan İNSPİRA TUR sorumlu değildir.
*Cep telefonlarınızı yurtdışında kullanabilmek için Türkiye'den ayrılmadan önce, hattınızın yurtdışı aramalarına/aranmalarına açık olup olmadığını, GSM operatörü firmanızdan kontrol etmeniz gerekmektedir.
* Seyahatiniz süresince kullandığınız ulaşım araçlarından ve konakladığınız otellerden kısa süreli ya da tamamen ayrılırken, lütfen eşyalarınızı eksiksiz aldığınıza emin olunuz.
*T.C. pasaportu ile seyahat edecek misafirlerimizin, eğer pasaportlarının alınış tarihi 10 yıldan eski ise; pasaportlarını yenilemeleri gereklidir. Aksi halde gidecekleri ülkeye kabul edilmeyebilirler ve/veya Türkiye'den havayolu firması tarafından uçuşları gerçekleştirilmeyebilir. Böyle bir durumda sorumluluk yolcuya aittir,
* Yırtık, yıpranmış, ıslanmış ve/veya benzeri tahribata uğramış pasaportlar nedeniyle ziyaret edilecek ülke sınır kapısında gümrük polisi ile sorun yaşanmaması adına; anılan pasaportların yenilenmesi ve T.C. vatandaşlarına vize uygulayan bir ülke ise ilgili vizenin yeni pasaportta olması gerekmektedir. Aksi durumda sorumluluk yolcuya aittir.
*Yolculuk boyunca kullanmanız gereken ilaçları yanınıza almanızı öneririz.
*Güvenlik açısından ,gruptan ayrı hareket etmemeniz gerekmektedir.
**KONTENJANIMIZ KISITLIDIR,SON KAYIT TARİHİ 8 EYLÜL 2026 **
-Kahire’de 2 gece,Abydos City’de 1 gece ,Luksor-Aswan arası gemide 4 gece olmak üzere ,4* ve 5* otellerde ve 5* Gemide toplamda 7 gece oda-kahvaltı konaklama
- Öğle yemekleri
-Akşam yemekleri
- Program dahilinde olduğu açıkça belirtilmiş tüm havalimanı/otel/havalimanı transferleri
-Müze giriş ücretleri
-Türkçe Rehberlik
- Zorunlu Seyahat Sigortası (Mesleki Sorumluluk Sigortasıdır)
-Mısr’a gidiş dönüş ve iç hat uçak biletleri
Uçak biletleri için: Emre Karapınar: emre@inspira-travel.com - 0535 399 1843 veya Melisa Yurtkulu melisa@inspira_travel.com - 0551 3707045 ile iletişime geçebilirsiniz
- Yurtdışı Çıkış Harcı
-Kraliçe Odası ziyareti
-Osiris Tapınağı ziyareti
-Nübye Köyü gezisi
- Vize Hizmeti (Sınırda Kapı Vizesi) (30 USD) (Tüm yaş gruplarındaki normal/bordo pasaport hamili misafirlerimiz için geçerlidir. Yeşil Pasaportlu misafirlerimiz ÖDEMEZLER)
-Yemeklerde alınacak içecekler
- Yukarıda ve programda dahil olduğu açıkça belirtilmemiş her türlü hizmet
-Kişisel harcamalar
- Pasaportunuzun en az 6 ay geçerliliği olması gerekmektedir.
-İstanbul veya diğer şehirlerinden İstanbul Yeni Havalimanı’na gidiş/geliş transfer
Diğer banka hesapları için lütfen Emre Karapınar ile iletişime geçin emre@inspira-travel.com Mobil: +90 0535 3991843
GARANTİ BANKASI
******************************************************
TL HESAP BİLGİLERİ
İNSPİRA TRAVEL TURİZM SEY. TAŞ. VE TİC. LTD. ŞTİ |
| ||
Garanti Bankası / Kızıltoprak Şubesi / İstanbul |
| ||
Şube Kodu | : | 719 | |
Hesap No | : | 6294793 | |
Iban | : | TR14 0006 2000 7190 0006 2947 93 | |
******************************************************
USD HESAP BİLGİLERİ
İNSPİRA TRAVEL TURİZM SEY. TAŞ. VE TİC. LTD. ŞTİ |
| ||
Garanti Bankası / Kızıltoprak Şubesi / İstanbul |
| ||
Swift Kodu | : | TGBATRISXXX | |
Şube Kodu | : | 719 | |
Hesap No | : | 9067280 | |
Iban | : | TR93 0006 2000 7190 0009 0672 80 | |
******************************************************
**Ödeme günü geçerli olan döviz kurlarına göre fiyatlar değişiklik gösterebilir
**Kredi kartı ile ödemeler için lütfen Emre Karapınar ile iletişime geçin,kredi kartı ile ödemelerde vade farkı ve komisyon eklenmektedir.
EGYPT AİR 14.11.2026 03:50-05:05 IST-CAI MS746
EGYPT AİR 20.11.2026 07:40-09:05 ASW-CAI MS83
EYGPT AİR 21.11.2026 23:25-02:50 CAI-IST MS745
Need help with booking?
Detaylı Bilgi Almak İçin